Bir Takım Şeyler

Pardus’ Google Summer of Code Experience

For Pardus’ first year in Google Summer of Code™, it was not a surprise for us that most of our applications were from Turkey, since Pardus is the most well known Linux distribution in our country. But as nearly every review about the project mentions, we are working on our global awareness, and we hope to get more international applications in the coming years.

This year we had 17 student applications and 5 students were accepted to the program; four of them completed their projects successfully.

Cihangir Besiktas, worked on adding Internet sharing capability to Pardus’ network manager application. The project’s aim was to make an Internet connected box to act as a gateway to its internal network so that other boxes in the network can connect to Internet. By only selecting the interface that is connected to Internet and the interface that Internet is going to be shared to, everything can be done automatically by the network manager. All the work done by Cihangir has been integrated into the network manager and is now part of the latest release of Pardus. Cihangir kept a blog about his project and documented his work.

Isbaran Akcayir, worked on adding 802.1x support to Pardus’ network manager application. 802.1x provides authentication to devices attached to a LAN port and it is based on Extensible Authentication Protocol. Although it is possible to connect to the network with wpa_supplicant package from the console, Isbaran added a frontend into Pardus’ network manager for easy configuration and connection to 802.1x networks. The work done by Isbaran is integrated into network manager and now is part of the latest release of Pardus.

Mehmet Ozan Kabak, worked on a common notification manager to be used by Pardus’ manager applications. This project was inspired by the Growl application for Mac. Mehmet successfully completed his project which has become a qt4 based, skinnable notification management system working on dbus. He kept a blog while developing and documented his project. The latest release of Pardus is KDE3 based, so it is not possible right now to integrate Mehmet’s work. But with the next release of Pardus, hopefully it will.

Türker Sezer, worked on an easy to use wizard base Pardus CD/DVD/USB distribution media creator GUI application. Pardus does not provide a package selection screen in its installation program YALI. So his project would allow anyone to create a customized Pardus distribution. He completed his project successfully Also while developing his own project, he helped us to fix our live CD creation problems in our own application. He is going to be working on his project. After fixing some layout and usability problems, he is going to package his application and it will become installable from Pardus repositories.

Our first year was beneficial for us and we hope also for our students. Congratulations to all of them and their mentors!

Bilgi çöplüğünüz

Ufakken okulun koridorlarında koşarak hızlanıp sonra aniden durup kayar mıydınız? Belki de halen yapıyorsunuzdur. Geçen haftasonu yolda yürürken, bir çocuk dikkatimi çekti. Kaygan olmayan bir zeminde, kaldırımda, ayağında spor ayakkabıları ile kayıyordu. Yakından bakınca marifetin ayakkabılarda olduğunu gördüm. Spor ayakkabılarının topuk kısmına yakın yerine tekerlek koymuşlar. Uçlarına ağırlık vermediği zaman kayabiliyor, verdiğinde de duruyor. Bu ayakkabı modelini geliştiren kişi ya çocukluğunda bu şekilde kaymayı seven biri olmalı ya da çocukların bu işi çok sevdiğini gözlemleyen birisi. Hoş bir fikir.

James Webb Young, fikri, eski unsurların yeni birleşimi olarak tanımlıyor. [1] Fikir üretebilmeniz için (daha fazla…)

Gerçek hackerlar ve Topu geçirenler

Gerçek Hackerlar

Bir şeyi gözümde büyütmekten ve ya abartmaktan hoşlanmıyorum. Ama iş hayatımda, mesleki becerilerimde ve hatta bir çok alanda farklı bakış açıları kazanmamda özgür yazılımın büyük etkisi olmuştur. Çünkü dolaylı yoldan onu oluşturan harika topluluğu keşfetmemi sağlamıştır. Gerçek hackerları…

Hacker sözcüğünün toplum genelinde özünden alakasız ve yanlış çağrışımlar yapıyor olması ne kadar üzücü. Oysa tam tersi, kelime manası itibariyle yaratıcı düşünme kabiliyeti olan, pratik düşünce ve kıvrak zekaya sahip; bir şeyleri kıran, bozan değil üreten insanlardır kendileri. Interneti yapan, C (ve ya bir başka) programlama dilini yazan, ilk grafik tabanlı interaktif kişisel bilgisayarı garajlarında geliştiren (ki kendisi yıllarca malzeme için parası yetmediğinden kağıt üzerinde tasarım yapmıştır), Unix’i, Linux’u geliştiren ve daha bir çok bugün farkında olmadan kullandığımız teknolojilerin arkasındaki insanlardır, gerçek kahramanlardır, sanatçılardır. Onlar aykırıdır, farklıdır, meraklıdır, kurcalayandır, sorgulayandır.

Tüm bu kavram karmaşasının temellerini, (daha fazla…)

Kalıcı ve etkili fikirler

Tıkırdatıcılar ve Dinleyiciler

1990 yılında Elizabeth Newton, Stanford üniversitesi psikoloji bölümünde basit bir oyun üzerine çalışarak doktorasını kazandı. Oyun tıkırdatıcı ve dinleyici rollerini üstlenecek iki kişi ile oynanıyor. Tıkırdatıcılara “Mutlu yıllar sana” gibi iyi bilinen 25 şarkıyı içeren bir liste veriliyor. Her tıkırdatıcıdan bu listeden rasgele bir şarkı seçmesi ve masada ritm tutarak karşı tarafa tıkırdatması isteniyor. Karşı tarafın görevi ise tıkırdatılan şarkıyı tahmin etmek.

Deneyde 120 şarkının sadece %2.5′u yani 3 tanesi dinleyiciler tarafından tahmin edilebiliyor. İşin ilginç tarafı, dinleyiciler şarkıyı tahmin etmeden önce tıkırdatıcılara sizce tahmin edilme oranı ne olacak diye soruluyor; %50 ihtimalini veriyorlar. Yani her 2 şarkıdan 1′i tahmin edilecek diyorlar. Oysa ki (daha fazla…)

Packager statistics from Pardus repositories

Inspired by Max Spevack’s blog post, here are some statistics for the Pardus repositories.

Pardus 2007 statistics, gathered on 2007-12-13.
(generated by packagerStats script)

Total source pisi packages in Pardus 2007 repositories (both stable and contrib) is 2433.

1337 (55%) are maintained by non-TUBITAK developers.
1096 (45%) are maintained by TUBITAK developers.

The total number of non-TUBITAK maintainers is 45.
The total number of TUBITAK maintainers is 10.

1337 / 45 = 29.7 packages per non-TUBITAK maintainer.
1096 / 10 = 109.6 packages per TUBITAK maintainer.

Here are the top three non-TUBITAK maintainers by package count:

Eren Türkay - 259
Ali Erdinç Köroğlu - 165
Murat Şenel - 155

Here are the top three TUBITAK maintainers by package count:

İsmail Dönmez - 329
S.Çağlar Onur - 327
Onur Küçük - 235

If we distribute all the packages equally among the current developers, we would get:

2433 / 55 = 44.2 packages per maintainer.

Pardus is growing fast. Although the numbers are mind-numbing, currently Pardus developers manage to keep all the packages up to date. And thanks to our security ninja for keeping us safe.

New developers are always welcome. :) Come join us and help us make Pardus one of the best Linux distributions.

Altın oran ve qgoldengrid

Tasarım ve kullanılabilirlik üzerine bir şeyler okurken karşıma altın oran (”Golden Ratio”) çıktı. Altın oran çok acayip bir şey. Bitkilerde, hayvanlarda, piramitlerde, insan vücudunda, hatta dna moleküllerinde bile karşınıza çıkıyor. Keşfedildikten sonra yüzyıllarca incelenmiş, hakkında ciltlerce kitap yazılmış. Estetik aranan; sanatta, mimaride, endüstriyel tasarımda ve her yerde uygulanmış; halen de uygulanıyor. iPodlarda dahi, ekran ve boy oranı altın oranmış. İşte bir kaç link daha.

Web ve kullanıcı arayüzü tasarımlarında altın oran uygulanışını ararken “Golden Section” isminde sahipli bir yazılım buldum. Yalnızca Windows sürümü mevcut. Sitelerinde yazılımın tasarımda nasıl kullanıldığını gösteren iki tane de video mevcut. Demo sürümünü indirdikten sonra wine ile çalıştırmayı denedim. Yavaş da olsa çalışıyor. Ama demo sürümü olması sebebiyle (wine’da çalışıyor olmasından da kaynaklı olabilir, Windows’da da denemek lazım) çerçeve transparan değil, arka plan pembe. Dolayısı ile bir işe yaramıyor. Ben de Qt ile kendime benzer bir şey yazdım. İsmi qgoldengrid. Buradan indirebilirsiniz.

Daha 0.1 sürümünde. Eksiği çok olsa da, ana görevini yerine getiriyor. Derlemek için Qt4 gerekiyor. Derledikten sonra konsoldan grid genişliği ve minimum çerçeve genişliğini parametre vererek çalıştırmalısınız. Sırasıyla 900 ve 6 verebilirsiniz. Pencere yönetici çerçevesi olmadığından çizgilerden tutarak taşımanız gerekiyor. Çizgilere sağ tuş ile tıklarsanız grid stili değişiyor. Stili tasarımdaki ihtiyacınıza göre seçiyorsunuz.

Bir de not düşeyim: Geçen aramıştık. git’de arşiv şu şekilde yapılıyor:

git archive --format=tar --prefix=qgoldengrid-0.1/ 74e36be096414af3048c591b691a37468b4a2340 | bzip2 > qgoldengrid-0.1.tar.bz2

Uygulamak

Altına hücum… Web 2.0… Ne kadar kafa, o kadar para… Her gün yeni bir şirket, yeni bir hizmet… Her gün on-yüz milyonlarca dolarlık satın alım haberleri. Web 1.0 balonu patladı, Web 2.0 balonu mu şişiyor? Bilemiyorum. Fakat şunu biliyorum: “Bu iş ne yepyeni bir fikirde, ne tasarımda, ne görsellikte ve ne de kullanılabilirlikte. Bu iş “herhangi bir fikri” uygulamaya geçirmekte.

Şu anki Web 2.0 kahramanlarım 37signals. “Getting Real” (Gerçekçi Olmak) isminde tamamen kendi tecrübelerine dayalı, kısa kısa öğütlerini derledikleri harika bir kitap yazmışlar.

Kitapta yer alan www.cdbaby.com sitesi sahibi Derek Sivers’dan bir alıntı:

Uygulayıcı olun

İnsanların fikirler konusunda bu kadar koruyucu olmaları çok komik. (En basit bir fikri söylemek için bile NDA imzalamamı isteyen insanlar.)

Benim için, fikirlerin uygulanmadıktan sonra hiç değeri yoktur. Onlar sadece çarpandır. Uygulamak milyonlar değerindedir.

Açıklama:

Berbat fikir = -1
Zayıf fikir = 1
Eh işte fikir = 5
İyi fikir = 10
Harika fikir = 15
Muhteşem fikir = 20

Uygulama yok = 1$
Zayıf uygulama = 1000$
Eh işte uygulama = 10,000$
İyi uygulama = 100,000$
Harika uygulama = 1,000,000$
Muhteşem uygulama = 10,000,000$

İş yapmak için, bu ikisini çarpmalısınız.

En muhteşem fikir, uygulama olmadan 20$. 20,000,000$ değer için en muhteşem fikre, harika uygulama icap eder.

Bu yüzden insanların fikirlerini duymak istemem. Uygulanmalarını görene kadar ilgilenmiyorum.

Proje günlüğü

Herhangi bir proje üzerinde çalışırken, zamanla ortada o proje ile ilgili bir çok materyal birikir. Müşterinizden gelen spekler, proje dokümantasyonu, ürünün son halini vermiş tam yeni sürümü çıkaracağınız esnada e-posta ile gelen spek güncellemeleri, proje’ye ilişkin e-postalar… Özellikle de e-postalar, bunların arasında belki en önemlileridir. Proje’nin tarihçesi e-postalarda gizlidir. İçlerinde herhangi bir ihtilafta kurtarıcınız olacak, müşterinize delil olarak gösterebileceğiniz - ama bunun böyle olmasını siz istemiştiniz - malzemelerini taşırlar. Aynı zamanda proje süresince müşteri ile sorunların tartışıldığı ve kararların alındığı ortamlardır.

Proje ile ilişkili materyallerin düzenli bir şekilde saklanıyor olması önemlidir. Eğer bu konuda dağınıksanız, ilerde sıkıntı çekmeniz kaçınılmazdır. Klasör klasör dokümanlarınızı arar, e-postalarınız arasında kaybolursunuz. (daha fazla…)

Yurdum Ar-Gesi

Geçtiğimiz aylarda bir ekonomi dergisinde kapak olarak “Ar-Ge’ye En Çok Kaynak Ayıran 100 Şirket” başlıklı bir konu işlenmiş. Çeşitli sektörlerde yer alan firmaların 2006 Ar-Ge harcamaları, yıllık Net satış gelirleri ve bu değerlerin birbirine oranları alınarak bir tablo hazırlanmış. Tablo’ya baktığınızda bu oranın en fazla olduğu sektörün %55′ler civarında bilişim sektörü olduğu, geri kalan sektörlerde ise bu oran’ın ortalama %1′ler mertebesinde olduğunu görüyorsunuz. Yazıda da buna dikkat çekilmiş zaten.

Fakat siz gelin de, şu Ar-Ge harcamaları ne kadarmış diye bir bakın. 100. sıradaki şirketin 2006 yılı Ar-Ge harcamasını yazıyorum: Tam tamına 13.000 YTL. Yeni Türk Lirasına halen alışamamış olanlar vardır belki, onlar için eski Türk Lirası ile yazayım: 13 milyar lira. Evet, yani aylık ortalama 1 milyar Türk Lirası. Neymiş? Ar-Ge harcamasıymış.

Keşke ilk 10 ya da ilk 50′yi yazsalarmış da bunu yazmasalarmış. Öğrenmeyi verseymişiz. Türkiye’nin Ar-Ge’ye En Çok Kaynak Ayıran 100 Şirket’ini.

Seneye bu listeye ben şahsım adına başvuracağım. Belki kapak konusu filan olurum. Manşet şöyle olabilir mesela: “Özel sektöre Ar-Ge konusunda kafa tutan Türk genci” ya da “Ar-Ge’de ben de varım, korkun dedi”.

Şimdi; biz de icabında araştırıyoruz, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Araştırma-Geliştirme. Ar-Ge işte. Bedava da olmuyor bu iş tabi. Bunun dergisi var, kitabı var, seminerlere gidip-geliyoruz, yol, yemek masrafı var. Aylık aboneliğimiz olan dergiler var, siteler var. Değil mi? Bunları topla, çarp, böl. Ne oldu? Biraz da gayret ettik mi 99; olmadı, 100. oluruz biz de canım.

Neyse… Şükredelim yine ki, bu Ar-Ge harcamalarının neler olduğunu yazmamışlar…

Kuluçka devresi

Conceptual Blockbusting kitabında James L. Adams, her hangi bir problemi çözebilmek için o problem hakkında belirgin ve yoğun bir süre kafa yormayı, beyni şarj etmeye benzetiyor. Meydana gelen düşünceler ile başlayan sürece de kuluçka devresi denildiğini anlatıyor. Problemin çözümü o anda belirmese de, hiç beklemediğimiz bir anda kafamızda bu çözümün belirebileceğinden bahsediyor.

Yoğun çalışma dönemlerinde üzerinde çalıştığınız projenin takıldığınız bir yerini uyurken çözdüğünüz ya da yeni uyandığınızda çözümü orada hazır bulduğunuz anlar olmuştur. Aslında yaşayarak, hissederek öğrendiğimiz şeyler olsa da, benzer şeylerin bu şekilde bir yerlerde anlatıldığını, yazıldığını gördüğümde daha anlamlı bir hal alıyor kafamda. Sanki bilinçsizce kullandığım bir yeteneğin nasıl çalıştığını öğrenmişim de, artık istediğim ve ihtiyacım olan bir anda kullanabilecekmişim gibi hissettiyor bana hep.

Kuluçka (Incubation) ve düşünce kelimelerini aratınca Graham Wallas isminde bir şahsiyetle tanıştım. 1922 yılında yazdığı “The Art of Thought” isimli kitabında yaratıcı düşünceyi dört safhaya ayırmış: hazırlık (preparation), kuluçka (incubation), aydınlanma (illumination) ve doğrulama (verification). Buna göre de bir problem üzerinde çalışırken bir türlü çözüme ulaşamıyorsanız, çözüme ulaşmanın yollarından birinin de, problemle uğraşmayı bir süre bırakmak olduğu gibi acayip sonuçlar çıkartılıyor.

older posts ::

  • Kategoriler

  • Arşivler

  • Currently Reading

  • Quotes

    "Chance favors the prepared mind." - Louis Pasteur
  • Links

    Pardus... Özgürlük İçin...